CHP’nin Yaratıcı Reform Süreci

Türkiye’nin tıkanan demokrasisinin önünü açabilmek için CHP’nin politika yapma süreçlerini tersyüz edecek, yeni politikacıların ortaya çıkmasına olanak sağlayacak, politikayı onurlu bir meslek haline getirecek bir yaratıcı reformun gerçekleştirilmesine ihtiyacımız var.

Dünyanın en iyi on ekonomisti arasında sayılan, MIT ekonomi profesörü Daron Acemoğlu ‘Ulusların Düşüşü’ kitabında, tarihsel perspektiften analizi yapıp ve politik ve ekonomik yapıları itibarıyla ulusları ikiye ayırır: Kapsayıcı (inclusive) uluslar ve dışlayıcı, ayrıştırıcı (exclusive) uluslar.
Kapsayıcı uluslar, temelde çoğulcu, özel mülkiyet haklarını, bireysel hak ve özgürlükleri koruyan,  merkezi devlet otoritesinin bunun teminatı olduğu uluslar. Dışlayıcı ve ayrıştırıcı uluslar ise merkezi devlet otoritesini elinde bulunduranların bu gücü kendi yandaşları için kullanıp toplumdaki rekabet gücünü azaltan uluslar. Bu analiz ışığında, AKP’nin ‘Yeni Türkiye’sinin merkezi siyaset eliyle ayrıcalıklı elit kitle yaratan dışlayıcı, ayrıştırıcı bir ulus olduğu net olarak ortaya çıkıyor.
Acemoğlu, kapsayıcı ulusların ekonomik olarak daha başarılı olduklarını ortaya koyuyor. Bunun sonucunda Yeni Türkiye’yi ekonomik bir geleceği olamayacağını bir de bu gözle görmüş oluyoruz.
Öte tarafta, bu dışlayıcı ve ayrıştırıcı politika yapma süreci Türkiye’de hep sorunlu olan demokrasiyi ve siyaset kurumlarını tıkanma noktasına getirdi. Recep Tayyip Erdoğan’ın Cumhurbaşkanı seçilmesinden sonra buna ilişkin daha somut örnekler yaşamaya başladık.
Türkiye’nin en kısa zamanda normalleşmesi ve hak ettiği demokrasi seviyesine ulaşması gerekiyor. Bunun için CHP’nin politik parti olarak yenilenmesi ve geniş halk kitlelerine güven vermesi gerekiyor.

‘Yaratıcı reform’a ihtiyacımız var
Daron Acemoğlu’nun da referans verdiği Avusturyalı ünlü ekonomist Schumpeter’in ‘yaratıcı yıkım (creative distruction), ki ben onu siyaset için ‘yaratıcı reform’ olarak tanımlamak istiyorum, sürecine ihtiyacımız olduğuna inanıyorum.
Schumpeter kurumların yıllar içinde ayrıcalıklı elitlerin eline geçtiğini, bunların kendi güçlerini ve rahatlarını korumak adına gelişimin önünde engel olduğunu söyler. Sistemin böyle devam edemeyeceğini gören cesur biri(leri) ortaya çıkar ve kurumu yeniden yapılandırır. Yeni iş yapama süreçleri, farklı değer sistemi getirir, yaratıcılığı ve katılımcılığı sağlar. Kurumların varlıklarını sürdürmesi ve gelişmesi için bu ‘yaratıcı reform’ süreci gereklidir.

Birlikte başarabiliriz

Türkiye’nin tıkanan demokrasisinin önünü açabilmek için CHP’nin politika yapma süreçlerini tersyüz edecek, yeni politikacıların ortaya çıkmasına olanak sağlayacak, politikayı onurlu bir meslek haline getirecek bir yaratıcı reform gerçekleştirmesine ihtiyacımız var.
Üstelik toplumda kaliteli demokrasi ve yeni bir siyaset kültürü talebinde bulunan geniş bir kitle var. Bunlar CHP’den bir reform sürecini talep ediyor. Yani reform süreci aynı zamanda CHP’nin topluma karşı çok önemli bir sorumluluğu.
CHP içinde bunu gerçekleştirecek cesur, yetkin, demokrat, vizyoner, takım kurabilen politikacılarımız var. Gezi direnişi sonrasında ortaya çıkan ama politikada henüz aktif olamayan nitelikli gençlerimiz, aktif vatandaşlarımız var. Hep birlikte yeni bir yaratıcı reform sürecini başarabiliriz.

Yaratıcı reform sürecinin başlıkları

Dört yıla yakın bir süredir Parti Meclisi üyesi ve sekiz ay Genel Başkan Yardımcılığı yaptığım partimin ‘yaratıcı reform’ sürecinin bütüncül ve tamamlayıcı olması gereğine inanıyorum. Sürecin üç başlık altında sürdürülmesini öngörüyorum: Politikalar, süreçler ve yönetişim.

Politikalar 

Kucaklayıcı, kapsayıcı söylem: AKP ve Recep Tayyip Erdoğan’ın kendi siyasi başarıları uğruna topluma verdiği en büyük tahribat ‘ötekileştirme’ oldu. Bu, toplum içindeki güveni azaltan ve topluma çok geniş zararlar veren bir hastalık. Bunun panzehri tüm mağdurların yanında ayrım gözetmeksizin durabilmek ve eşitlik, özgürlük taleplerini sahiplenmektir. Türkiye’de ayrımcılığa uğrayan kadınların, Kürtlerin, Alevilerin, Ermenilerin, LGBT bireylerin haklarını savunan parti CHP’dir. Bunu bir karşıtlık üzerinden değil bir bütünlük, dayanışma  ve kucaklayıcılık ile yapar.
CHP siyasetinin merkezine kutsalları değil, insanı, bireyi koyar.
Sosyal demokrat bir parti olarak eşitlik, özgürlük, adalet CHP söyleminin temel ilkeleridir. AKP karşıtlığı üzerinden değil, yaratıcı, kapsayıcı, çözümcü politik söylemler geliştirir. Geçmişle değil gelecek inşası ile ilgilidir.
Değişen Türkiye hikayesi: Yaratıcı reform gerçekleştirecek CHP’nin bütünsel bir Türkiye hikayesi, vizyonu vardır. Hikayenin bazı başlıkları; yerel yönetimleri güçlendirmek, katılımcılığın ve aktif vatandaşların yönetime katılacağı mekanizmalar kurmak, kadını toplumsal yaşama kazandırmak, Kürtlerin hak ve özgürlük taleplerini Türkiye’nin demokratikleşme sürecine katkı olacak şekilde çözümlemek, yaratıcı, özgür düşünen, dil bilgisi ve pozitif düşünme yeteneği gelişmiş bireyler yetiştirmek üzere eğitim reformu gerçekleştirmek, katma değer ve işgücü yaratan bir ekonomi modeli ortaya koymak, barışçıl ve saygın dış ilişkiler geliştirmek, AB üyelik sürecini hızlandırmak, düzenleyici ve denetleyici kurumlara bağımsızlık ve özerklik vermek, çevremize sahip çıkmak.

Süreçler

Bir siyasi partinin başarısı için halkla güven esaslı ilişki kurmak, siyasi söylem üretmek kadar önemli. Partinin başarısı siyasi söyleminden belki daha çok bu söylemi halk ile buluşturacak örgütünün başarısıdır.
CHP, özverili, partisine her şartta sahip çıkan güçlü bir örgüte sahiptir. Yaratıcı reform sürecinde CHP örgütünün siyaset üretme kapasitesini arttırmak üzere süreçler tasarlar ve bunları uygulayarak fark yaratır. Demokratik, adil, yeniliğe açık ve dayanışmacı bir örgüt yapısı ve kültürü geliştirmeyi hedefler. Başarı kriterleri olan, başarıyı ödüllendiren, sadakat esaslı değil liyakat esaslı, şeffaf süreçleri tasarlamak ve uygulamak esastır.
Partiye yeni üyelerin gelmesini sağlamak, yönetim kademelerindeki görev süresi, milletvekili olma süresine bir limit koymak, başarı kriterleri oluşturmak ve bunların şeffaf olarak uygulanmasını sağlamak parti örgütünün güçlenmesine ve yenilenmesine yol açacaktır.
Halk ile güven veren kucaklayıcı, samimi açık ilişkiler kuran, bireyin beklentilerini ve sorunlarını dinleyen, onurlu yaşamına saygı gösteren CHP örgütünün geliştirilmesi ve desteklenmesi esas olacaktır.
CHP örgütünün hedefi iktidar olmaktır. Ancak iktidar insan ilişkileriyle inşa edilir. CHP, örgütünün kurduğu ilişkiler ile iktidarını inşa edecektir. Kadınların ve gençlerin ana kademelerde eşit olarak temsil edilmesi esastır. Yaratıcı reform süreci ancak kadınlar ve gençlerin katılımı ile gerçekleşebilir.

Yönetişim

Yaratıcı reform süreci, lider sultası kavramı yerine, sorun çözme kapasitesi yüksek, yetkin, güven veren bir liderlik takımını koyar. Kadın ve erkeğin eşit temsil edildiği, katılımcı süreçlerle karar alabilen, dünya ile entegre olmuş, özgürlükçü ve genç yönetim kadroları ile CHP, 2015 genel seçimlerinde iktidar ortağı olacaktır.
Uzmanlardan oluşan bir danışman kadrosu, partiye emek vermiş ve kurumsal belleğe sahip kıdemli partililerden oluşan danışma kurulu, dünyadaki gelişmeleri takip eden, Türkiye’deki sosyolojik değişimleri değerlendirebilecek yetkin profesyonel kadrolarıyla iyi bir yönetişim modeli ortaya koyacaktır.
Bu hafta sonundaki kurultayına gelince, CHP’ye değişim şiarıyla gelmiş ve benim gibi daha birçok kişiyi siyaset dışından CHP’ye çekmeyi başarmış Kemal Kılıçdaroğlu’nun ve onun çevresinde oluşacak etkin bir takımın yaratıcı reform sürecini yapabileceğine inanıyorum.

18. Kurultay sonunda oluşan Parti Meclisi ve yeni MYK ile birlikte CHP nin 2015 genel seçimlerinde iktidar ortağı yapmak ile yükümlüdür. Bu süreci bir yenilenme ve reform süreci olarak geçirdiğimiz ölçüde başarılı olacağımıza inanıyorum. Zira Güçlü CHP, Güçlü Demokrasi ve Güçlü Türkiye demek.

13 Mayıs 2019