Girişimcilik ve Kadın

Ünlü yönetim gurusu Peter Drucker, ekonominin itici gücünün girişimcilik olduğunu savunur. Girişimcilik teorisine en önemli katkıyı sağlayan ünlü ekonomist Shumpeter ise, girişimciyi ülkelerin ekonomik gelişimindeki güç  kaynağı olarak tanımlar.

Girişimci, belirli bir projeyi, girişimcilik anlayışına uygun biçimde geliştirmek üzere gözler önüne seren ve tanıtan kişidir. Girişimciliğin en önemli kişisel özellikleri; risk içeren kararlar alabilme, hem yaratıcı hem de atılımcı bir kişilik yapısına sahip olma, ileriyi görme ve geleceği tahmin etme, başkalarının bakıp göremediklerini fark edebilme, etkin bir liderlik yapabilme  ve pozitif cesarettir. Girişimci daha önce bulunmayan bir şeyi ortaya çıkarmak onun en büyük amacıdır. Girişimciyi farklı kılan, yalnızca düşünmeyen, fikirlerini kağıt üstünde bırakmayan, “eylem”i seçen kişi olmasıdır.

Shumpeter’a göre girişimcinin temel  fonksiyonu yenilik yapmaktır.  Yenilik yapabilmek için, mevcut durumu değiştirmek, sistemde kökleşmiş ekonomik, kurumsal ve sosyal engellerin üstesinden gelinmesini gerekir. Bu nedenle girişimci öncelikle zihinsel özgürlüğe sahip olmalıdır.

Global Girişimcilik Monitor 42 ülkede yaptığı 2006 araştırmasına göre,  bir girişim başlatmayı planlayan veya 3 yıldan daha kısa süreden beri bir bir şikette yönetici olarak çalışan kişi sayısının toplam işgücüne oranı %6 dır. Türkiye bu oran ile sıralamada 25. sıraya yer almaktadır. Bu oran genel olarak Türkiye Cumhuryeti tarihinde geç geliştirilen girişimci kültürün henüz yeterli seviyeye gelmediğini işaret etmektedir. Aynı araştırmaya göre bireyleri girişimciliğe yönelten iki temel neden var. Bunlardan ilki, bir iş fırsatı yakaladıklarını düşünmeleri. Bu tip insanlara “Fırsat kollayan” girişimciler de deniyor. İkinci neden ise bireylerin önlerindeki diğer kariyer olanaklarını tatmin edici bulmayan veya girişimciliği sığınacak son liman olarak görenler. Onları ise “Mecburiyetten” girişimci olarak tanımlanıyor. Türkiye de girişimciliğe yönelten temel neden mecburiyet. Türkiye’de girişimci profili; 25-34 yaş arası erkek, ilk okul ve lise mezunu ve ortagelir seviyesinden.

Bazı sosyal yapılar, girişimci ruh ve kültürü baskı altında tutarken, bazıları teşvik eder.  Pek çok sosyal bilimci, başta din olmak üzere, siyasal koşullar, eğitim, yaş, cinsiyet, aile kökeni vb. etkenlerin girişimciliği etkilediğini savunur.

Bizim bulgularımız Türkiye de girişimcilik kültürünün gelişmesinin önünde hala engeller olduğunu, kadınların önündeki engellerin ise bireysel algılaması başta olmak üzere, yakın çevre, toplumsal değerler kadının girişimci olması yönünde engeller olarak durmaktadır. Bunun sonucunda 1.2 milyon toplam girişimci varken bunların 73.000 adedi kadındır. Yani girişimcilerin sadece %6 sı kadındır. Bu oran AB ülkelerinde %25 ve Amerika da %38. Bu kısıtlı sayıda kadın girişimci kadınlarımızın çoğunlukla hizmet endüstrisi, tekstil, gıda gibi üretim endüstrilerini tercih ettiğini ve belirli bir büyümeyi gerçekleştirdikten sonra daha fazla büyümek istemediklerini gözlemliyoruz.

Bu tablo nasıl değişecek? Sizlerle, Kadınlarla!

Toplum özgürlüğü isteyen bu doğrultuda çaba gösteren, mücadele eden, talep eden, hayal eden, mevcut durumu değiştirmek ve sistemde kökleşmiş kurumsal ve sosyal engellerin üstesinden gelebilen sıradışı kadınlar ile değişecek. Özgür düşünebilen, büyük düşünebilen, yenilikçi,  kadınlar ile değişecek.

Can Yücel’in dediği gibi

Her şey Sende Gizli

Yerin çektiği kadar ağırsın

Kanatlarının çırpındığı kadar hafif

Kalbinin attığı kadar canlısın

Gözlerinin uzağı gördüğü kadar genç

Kendini yalnız hissettiğin kadar yalnızsın

Ve güçlü hissettiğin kadar güçlü

Kendini güzel hissettiğin kadar güzelsin

Biz kadınlara inanıyoruz ve bu nedenle CHP olarak, kadını güçlendirmek üzere politikalar geliştiriyoruz. Çünkü biz kadın güçlenmesi ile Türkiye’nin güçleneceğine inanıyoruz.

15 Mayıs 2019