SES Kadın Mentörlük Yürüyüşü: Yaşasın Kadın Dayanışması!

SES Eşitlik ve Dayanışma Derneği olarak 8 Mart’ta gerçekleştirdiğimiz Kadın Mentörlük Yürüyüşü’nün hikayesini ve o güne dair izlenimlerimi yazdım:

“Kadınlar yeniden güçlerini hissetiler, buluştuklarında neleri yapabileceklerini bir kez daha anladılar. Dünyaya, memlekete çöken karamsarlıktan bir günlüğüne de olsa sıyrıldılar. Geleceklerine, dünyaya, memlekete daha umut dolu baktılar.”

8 Mart Pazar günü, SES Eşitlik ve Dayanışma Derneği olarak Dünya’nın 165 ayrı şehrinde aynı günde yapılan bir kadın dayanışma etkinliğini İstanbul’da organize ettik. Çalışma yaşamında en az on yıl ve üstü deneyime sahip kadınlar (Mentör) ile yaşamda var olma mücadelesinin başında olan genç kadınları (Menti) bir araya getirdik.

SES Kadın Mentörlük Yürüyüşü adını verdiğimiz bu etkinliğimizin sürecini şöyle gelişti; Bu etkinliği orijinal olarak başlatan ve daha sonra dünyadaki farklı şehirlerde uygulanması için çaba gösteren Vital Voices 1995 yılında Hillary Clinton ve Madeleine Albright tarafından kadın liderliğini desteklemek üzere kurulmuş bir sivil toplum kuruluşu. Ben de bu kuruluş tarafından 2019 -2020 döneminde Dünya’da desteklenecek 25 kadından biri olarak seçildim. Bu program içinde bize şehirlerimizde bu formatta bir etkinlik organize edebileceğimiz söylendiğinde bu etkinliğin birçok derde derman olabileceğini düşünüp hemen üstüne atladım ve İstanbul’da ilk etkinliği yapmak üzere anlaşma yaptık.

İstanbul’da ilkini gerçekleştireceğimiz bu etkinlikten yüksek beklentilerimiz vardı;

Deneyimli kadınların gelişme sürecinde olan genç kadınlar ile deneyimlerini paylaşmasını, kişisel desteğini vermesini ve her iki tarafın birbirinden öğreneceği bir dostluk geliştirmelerini istiyorduk.

Sonra, kadınlar içinde sıkıştıkları mahallelerinin dışına çıksın, başka mahallelerdeki yaşamları keşfetsin istiyorduk. Facebook, Instagram balonlarının ötesinde bir dünya olduğunu, gerçek beğenilerin, gerçek konuşmaların keyfini sürmelerini istiyorduk. Biliyorduk ki, yoksul veya varlıklı, batılı veya doğulu, dindar veya seküler bütün kadınlar eşit bir birey olarak toplumda var olma mücadelesi veriyor. Mücadelesi aynı olan kadınların ortaklıklarının da büyük olacağını ve mücadeleyi bir şekilde başarıyla tamamlamış kadınların yolun başındaki kadınlara el vermek istediğini de biliyorduk.

Kadınların toplumsal sorunlara nasıl sahip çıktığını, gelecek nesiller destek olmak üzere bir şey yapmak için nasıl yanıp tutuştuğunu daha önceki etkinliklerimizden biliyorduk. Kadın Mentörlük Yürüyüşü ile birbirine derman olacak kadınları buluşturarak kadın dayanışmasına ve toplumsal barışa hep birlikte katkı sunmak istedik.

SES Derneği web sitesine Mentör ve Menti’lerin başvuru yapacağı formlar hazırladık ve son üç haftada işbirliği ortağımız olan sivil toplum kuruluşları ve Üniversiteler ile hedeflediğimiz kitleye ulaşmaya çalıştık. Beklentimizin üstünde geri dönüş gerçekleşti ve üç hafta içinde 350 katılımcı Mentör ve Menti olmak için başvurdu. Katılımcıların çoğu bu etkinliği ne kadar çok önemsediklerini belirtiyordu. Başvuru formlarında belirttikleri yetkinlikler ve ihtiyaçlar çerçevesinde sistemimiz Mentör ve Menti eşleşmesi yaptı.

Katılımcılara SES derneğinden bir e posta yolladık ve kendileri ile eşleşen kişilerin adı soyadı bilgisini paylaşıp onları 8 Mart sabahı Harbiye CRR salonunun fuayesine davet ettik. Bizden e-postaları alanların nasıl meraklı bir sürece girdiklerini bazı arkadaşlarımın geri bildiriminden anladım. Eşleştikleri kadın kimdi? Nasıl biriydi? Onunla anlaşabilecek miydi?

Birbirini tanımayan bir kadın ve bir erkeğin üçüncü bir kişi veya kurum tarafından ayarlanan randevusuna İngilizcede blind date ( kör randevu) deniyor. Bir arkadaşım heyecanını “kör randevu gibi” diye anlattı.

Merak Pazar sabahı buluşmaya kadar sürdü. Deneyimli kadınlar (Mentörler) salona erkenden gelmeye başladılar. Gençler biraz daha geç geldi. Eşleştiği kişiyi bekleyen kadınların yüzündeki meraklı bekleyiş görülmeye değerdi. Mentörler Mentileri ile birer birer buluşmaya başladıkça CRR salonunun fuayesinde büyülü bir hava oluştu. Hangi kadına baksam yüzünde şefkatli bir gülümseme vardı. Kadınlar salonun köşelerinde, merdivenlerinde yıllardır birbirini görmeyen arkadaşlar gibi, kaybolan zamanı yakalamak istercesine derin sohbetlere dalıverdiler. O anda yoldan geçen biri tesadüfen salona gelse bu kadınların yıllardır birbirilerini tanıdığını düşünebilirdi.

8 Mart Pazar günü CRR salonu karamsarlığın umuda döndüğü bir vahaya dönüştü.

SES Kadın Mentörlük Yürüyüşü’nün formatı gereği, mentör ve mentilerin yan yana sokakta, parkta yürümelerini ve dünyaya eşitlik ve dayanışma mesajlarını yaymalarını istiyorduk. Buluşmanın ilk dakikalarında başlayan sıcak yakınlaşma artık bir aksiyona dönebilirdi. Kadınlar beraberce salondan çıktılar ve Harbiye, Maçka, Nişantaşı sokaklarına, Sanat Parkına, Demokrasi Parkı’na, çevredeki kafelere aktılar. Dostluklarını derinleştirmeye devam ettiler.

8 Mart Pazar günü İstanbul’a bahar geldi.

Şişli’yi kadınların rahatça yaşayacağı bir ilçe haline getirmek isteyen Belediye başkanı Muammer Keskin eşi Hülya hanım ve Kültür Müdürü Elçin hanım ile birlikte bizlerle oldular.

8 Mart Pazar günü Şişli kadın dayanışmasının ilçesi oldu.

Kadınlar yeniden güçlerini hissetiler, buluştuklarında neleri yapabileceklerini bir kez daha anladılar. Dünyaya, memlekete çöken karamsarlıktan bir günlüğüne de olsa sıyrıldılar. Geleceklerine, dünyaya, memlekete daha umut dolu baktılar.

8 Mart Pazar günü Türkiye daha güzel bir memleket oldu.

Hindistan’da, Bangladeş’te, Filistin’de, Peru da, İspanya’da, İrlanda’da, Katar’da, Brezilya’da, Nijerya’da, Uganda’da gibi toplam 66 ülkede binlerce kadın başka bir kadınla birlikte yürüyüş yaptı, dostluklar kurdu, geleceğe ilişkin umut geliştirdi.

8 Mart Pazar günü Dünya daha yaşanılır bir yer oldu.

Yaşasın kadın dayanışması.

20 Mart 2020